Başörtüsü, güncel ifadesiyle türban ALLAH Teâlâ’nın kesin bir emridir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
…Başörtülerini yakalarının üstünü örtecek şekilde koysunlar, örtsünler. (Nur Suresi:31)
Sadece başörtüsü değil, dış giysi (cilbab) da ALLAH’ın emridir.
“Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına de ki: (Bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) cilbab yani bütün vücutlarını örten dış örtülerini üstlerine alsınlar. Bu, onların hür bir kadın olarak tanınması ve incitilmemesi için daha uygundur, daha elverişlidir. ALLAH çok bağışlayan ve merhamet edendir.(Ahzap Suresi:59)
*************************************
Medeniyet dediğin açmaksa bedeni ,desene yamyam senden daha Medeni
Yasamaksa herkesin inadina yasamaktir benimkisi...
Allah A$ki ile yanip tutusan Gönlüm
Herseyden vazgectirir beni
...
Yasamaksa Inadina
Sevmekse Allah icin
Ya Sabretmek?
--->Büyüklüktür<---
Güleceksin Inadina I$te Hayat Budur...
(Allah A$ki ile Yansin Yürekler)
PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN VEDA HUTBESİ
(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M . Cuma)
ey gelişiyle karanlıkları aydınlığa çeviren sevgili! bugün gibi, yine bir pazartesiydi gidişin yüz yirmi beş bin değil şimdi milyonlar diyor ki ey Resûl: "Allah’ın elçiliğini ifa ettin vazifeni hakkıyla yerine getirdin bize vasiyet ve nasihatte bulundun!" "Şâhid ol yâ Rab! şâhid ol yâ Rab! şâhid ol yâ Rab!"
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Regaib
Kandilidir Bugün. Bu kandil, dini literatürümüzde üç aylar olarak bilinen,
Recep ayı ile başlayıp, Şaban ayı ile devam eden, rahmeti, feyzi ve
bereketi bol olan Ramazan ayı ile noktalanan huzur ve maneviyat
mevsimine girdiğimizin de habercisidir.
Üç aylar ismiyle şöhret bulan bu aylar ve içinde barındırdığı özel geceler, Allah’ın
rahmetinin müminlere bol bol ikram edildiği, mağfiretinin, lütuf ve
kereminin üzerimize sağnak sağnak yağdığı zaman dilimleridir. Zira bu
günlerde kalpler aynı duygu etrafında birleşip çarpar, eller aynı
düşüncelerle semaya açılır, gözlerden aynı hissiyatın yaşları
süzülürken, dillerden dua ve tespihler aynı aşkla dökülür. Ayrıca bu
aylar, durup düşünmenin, geçip giden zamanın değerini idrak etmenin ve
daha iyi değerlendirmenin çaba ve imkanlarını sunmaktadır bizlere.
Günlük hayatın koşuşturması ve yoğun temposu içinde insan, zaman zaman
gönül alemine nazar kılma ve içe doğru bir yönelişi yaşama ihtiyacı
duymaktadır. İşte bu mübarek gün ve geceler böyle bir deruni muhasebeye
de vesile olurlar.
İman, insanın iç aleminden başlayıp hayatının
her alanını aydınlatan bir hakikat bilgisidir, bir bağlanıştır. İman,
bu dünyada yalnızlığının ve faniliğinin sürekli farkında olan, fakat bu
derin hakikatı göz ardı etmeye de uğraşan insanı Yüce Yaratana bağlayan
ve ona hayatın nihai anlamını kavratan bir güçtür. Namaz, oruç, zekat,
hac, dua ve Allah’ı
anma gibi ibadetler ise bu bağlantıyı canlı tutarlar. Giderek
yalnızlaşan, maddi imkanı artmasına rağmen ruhi yönelişlerini yitiren
günümüz insanına bir diriliş fırsatıdır üç aylar ve kandiller. Dinî
hayatımıza olumlu anlamda yeni bir heyecan, canlılık ve ivme
kazandıracak olan bu mübarek ay ve geceler, Yaratıcımıza, ailemize,
çocuklarımıza, vatanımıza, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve
sorumluluklarımızın olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmakta, yanlış
ve kusurlarımızdan dönmemize vesile olmaktadır.
İnsan bir taraftan
saygın, üstün hasletlerle donatılmış, diğer taraftan da pek çok zaaf ve
kusuru bulunan bir varlıktır. Madde ve mânâ arasındaki dengenin madde
lehine bozulduğu, dünyevileşen insani ilişkilerin ve değer ölçütlerinin
hepimizi olumsuz yönde etkilediği zamanlarda, insanın ruhunu derin
kırılmalardan ve acılardan koruyabilmek için, manen yükselirken öz
eleştiriye her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. İlahi rahmete
fazlasıyla mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi
sorgulamaya ve dinin manevi ikliminde gönül huzuru, istikamet ve öz
güven kazanmaya, ihtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden
uzak kalmaya ihtiyacımız daha da artmaktadır. Öyleyse bu mübarek zaman
dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, şahsi
menfaat hesaplarını bir tarafa bırakıp, Yüce Dinimiz’in bizden
istediği, sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik,
beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insanî ve ahlâkî
meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim.
Bu duygu ve düşüncelerle, Siz değerli kardeşimin , ve Ümmet-i
Muhammedin Mübarek Regaib kandilini ve üç aylarını tebrik ediyor,
milletçe birlik ve beraberlik içinde daha nice kandillere kavuşmayı,
bütün İslam aleminin ve insanlığın barış ve huzur içinde olmasını
Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ
anil fahşâi vel
munkeri vel bagy(bagyi), yeizukum leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).
Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi
emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
Nahl 90
Sadakallahülazim / Allah doğru söyledi
Sana bir dua eden
olsun...
Sen birine dua et..
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır......
Karanlıkları aydınlatan....
Sana ummadık kapılar açan....
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır.......
Seni böyle ayakta tutan....... can dostlardır
"Dünya
çok kısa... Ahiret sonsuz olunca, sonsuzun yanında asırlar bile kısa
kalır. Çok kısa küçük hayırcıklar, az bir şey. Asıl hayır ahiret
hayrı..."
"İslâm'a
hizmet her Müslümanın görevidir; sadece hocaların, müftülerin,
vaizlerin, hafızların değil... Her mü'min, kendi meslek alanında ve
kendi eğitim birikim, imkan ve müktesebatı (edindiği bilgiler)
miktarınca, elinden geldiği kadar İslâm'a ve Müslümanlara faydalı işler
yapmaya çalışmalıdır, bu ağır yükün bir kısmını üzerine almalıdır ki,
İslâm payidar olsun, gelişsin, yayılsın, güçlensin. Bunun şerefi,
sevabı, mükâfatı çok büyüktür. Rabbim cümlenize bu mazhariyeti (şerefi)
nasib eylesin!"
“Maddî
ve manevî gelişimimizi annelerimizin sevgi, şefkat ve merhametine
borçluyuz” Bir çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimi için anne sütü ne
kadar önemliyse, annenin sevgi, şefkat ve merhametinin de en az onun
kadar önemli olduğu, kişinin anneye olan ihtiyacının hayat boyu sürdüğü
hatırlatılıyor. “Annelerimiz başlarımızın tacı, dertlerimizin ilacı,
gönüllerimizin sultanıdırlar” ifadeleri ve;
“Ana başa tac imiş,
Her derde ilac imiş,
Bir evlat pir de olsa,
Anaya muhtaç imiş” ve “Ağlarsa anam ağlar, gayrisi yalan ağlar” ne kadar güzel özetliyor
"Rabbin,
kendisinden başkasına asla kulluk etmemenizi, ana-babaya iyi
davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi
yaşlanırsa, sakın onlara 'öf!' bile deme; onları azarlama; onlara tatlı
ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek, tevazu kanadını indir ve de
ki: 'Rabbim, beni küçükken sevgi ve şefkatle koruyup büyüttükleri gibi
sen de onlara merhamet et."
İnsanların,
Allah'a kulluk görevinin yanı sıra, öncelikle anne ve babasına karşı
görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği, varlık sebebi
olan anne babasını her zaman hatırlaması ve ihtiyaçlarını karşılaması
gerekiyor: "Anne babanıza her fırsatta sevgi ve saygılarını sunun.
Onları incitecek söz ve davranışlardan sakının. Dünya ve ahiret
mutluluğunun ana-babaya gösterilecek sevgi ve saygıya bağlı olduğunu
aklınızdan çıkarmayın."
Kendimize
hiç sorduk mu acaba ? Yaşamın neresindeyim, imanımın neresindeyim,...
ve dahi neresindeyimin neresindeyim. Belki ömrümüzün son demlerini
yaşarken böylesine kendimize zaman ayırıp hesap görebildik mi ? Bunları
öylesine unutmuşuz ki bir türlü fırsat bulamıyor, vakit ayıramıyoruz.
Ötesi kendimizi, sevdiklerimizi, hayallerimizi, düşüncelerimizi de
eklersek müthiş derecede zavallı duruma gelen bizler bu duruma daha ne
kadar tahammül edebiliriz. Bunlar kesinlikle isyan değil. Üzüntümüzün,
sıkıntımızın bir türlü kendimizi bulamamış olmanın buhranı, çevremizin,
insanların, değer yargılarımızın dejenere olması, dostlukların,
arkadaşlıkların menfaatlere kurban edilmiş olması ve düzeni çıkar,
maddiyat olan zihniyet.
Herşeyimizi
insan olarak maneviyatımızı, saflığımızı, temiz düşüncelerimizi,
güvenimizi, sevgimizi, saygımızı en önemlisi takvamızı [ imanımızı ] çalma uğraşı içindeler. Tabiri
caizse, pamuk ipliğine bağlı imanımızı güçlü, kuvvetli hale getirmek
şöyle dursun; hergün belki sayısız günah işleyip tövbe - istiğfar
etmeden, ar damarı çatlamışcasına, emr-i bil maruf'u bırakıp nehy-i
anil münker'i terk ederek kısaca ALLAH'tan (c.c.) uzaklaşarak kendimizi
nasıl bir ateşe attığımızı göremiyor muyuz?
Biz
aramalıyız ihlasımızı, gönül ateşimizi,gönül zenginliğimizi, kalbimizin
heyecanını bu öyle bir hasret ki; gönül gözü açık kalple muazzam bir
tatlılık, zevk ve tarifi olmayan duygularımızın lezzetini bulmak, ulvi
derecelere ulaşmak gerekiyor.Sabretmesini bilmiyor, devamlı hata yapıyoruz.
Yani hergün için yeni bir sayfa açıyor olmamızla beraber, birgün temiz, beyaz sayfaların biteceğini bilmeliyiz biliyoruz. İnsan
bir boşluk ve amaçsızlık içinde hissedebilir kendini. Sanki şu ana
kadar bahsedilenler de bir karamsarlık hissedilse de esası hesapsız yaşamanın bir faturası sonunda ağır olabilir.
Bu
yüzden dir ki gün bugün ise hesap bugünden görülmeli yapılan hatalardan
bir ders almanın vakti geldide geçiyor. Zaman değerli su misali akıp
gidiyor. Şuurlanmalıyız. Rabbimizden hakkıyla korkmalıyız ibadet ve taatta bulunmalıyız.
İmanımızı kurtarmalıyız. Mevlamızın kulları olarak rahmetineyürüyebilmeliyiz. Rahmetini celbeedecek bir ömür yaşamalıyız. Huzur iklimine güzelliklere doğru yol almalıyız.
" Aşk'ı unutmuştuk, AŞIK olmalıyız BiZ. "
RıZa BeRKaN GÜLER
/21.05.2003
HAYIRLA KALIN
Her şey ama herşey gönlünüzce olsun. Tüm güzellikler sizi bulsun.
Allah yar ve yardımcınız olsun.
Hiçbir Emanetin Zayi olmadığı Yüceler Yücesi ALLAH'a emanetsiniz.
Allah'ım
! Nefislerimizin terbiyesinde bize yardımcı ol... Bizi doğru yoluna kavuştur. Allah'ım,kalplerimizi
nurlandır, nurlandır ki, insanlar nurumuzdan istifade etsinler. Bize ünsiyet şarabından
içir, içir ki susuzluğumuzdan eser kalmasın... Bize şükrü ilham et. Allah'ım ! Bizi
yalancılıktan uzak eyle, ( amin )
Yâ Rabbî.
Bize sarsılmaz bir imân, güzel bir ahlâk, şükredici bir kalp, sabredici beden,
zikredici dil, kaza ve kaderine rıza gösteren hayırlı ömür, sâlih evlat, dünya
ve ahirette güzellik ihsan et, ana ve babamızı da mağfiret eyle... Ya Rabbî...
Kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, bütün enbiyanın, Ehl-i beytin, Eshab-ı
kiramın ve bütün evliyay-ı kiramın sevgisini ve sevgisine kavuşturacak amel ve
işleri nasip eyle... ( amin )
Rabbimiz!
Güçsüzlüğümüzü ve Senin isteklerini yerine getirmedeki yeteneksizliğimizi
Sana şikayet ediyoruz. Üzüntümüzü ve tasamızı da yalnız Sana arz ediyoruz.
Özünün hakikati ve yüzünün nuru üzerine yemin ederiz ki, Sana duyduğumuz
ihtiyaç,
Senin zenginliğine denk! Sana olan ihtiyacımız Senin büyüklüğün kadar...
Bildirdiğin ve gizlediğin tüm isimlerini ve Kur'an-ı Kerim'i, kalbimizin
baharı, gönlümüzün nuru, sıkıntımızın ilacı yap. ( amin )
!!! Dua !!! Allahım Dünyadaki müslüman kardeşlerimize yardım et Aminnn ya cebbar flistindeki müslüman kardeşlerimize yardım et Aminnn ya kahhar kahhar ismi sifatınla israili kahru perişan et Aminnn ya cebbar çeçenistana yardım et Aminnn ya kahhar rusyayı kahru perişan et Aminnn ya cebbar ıraklı kardeşlerimize yardım et Aminnn ya kahhar sen kudretinle amerikayı kahru perişan et Aminnn ya cebbar doğu türkistana yarım et Aminnn ya kahhar izzeti ikramınla çinni kahru perişan et Aminnn ya cebbar cezayirdeki müslüman kardeşlerimize yardım et Aminnn ya kahhar sen fransayı ve diğer sömürgecileri kahru perişan et Aminnn ya cebbar sen kuzey afrikadaki müslüman kardeşlerimize yardım et Aminnn ya kahhar sen bütün istilacı ve sömürgeçileri perişan et Aminnn ya kahhar bütün işbirlikçi yönetimleri kahru perşina et Aminnn ya cebbar bütün bunları müslümanların uyanmasına vesile et Aminnn ya cebbar bütün müslümanların kalplerini birbirine ısıt Aminnn ya cebbar düşmanlarımıza karşı dizlerimiz sabit kıl Aminnn bizi hakyoldan ayırma Aminnn
Zaman akip geçiyor, her yerde kan ve zulüm, Bebekler büyümüyor, ölüyor dogdugu gün, Annelerde bir feryat, babalar solgun üzgün, Sen gülmeye devam et, gülücüklerin yalan, Sehadetten uzakta RAHATMISIN MÜSLÜMAN ?
Ar namus ve hayadan zerre kadar kalmamis Ahlaktan bahsedenler toplumdan soyutlanmis, Medeniyet adina dinin hep yagmalanmis, Senden eser kalmamis mü’min oldugun yalan, Boyai dudaklarla RAHATMISIN MÜSLÜMAN ?
Mazlumlar eziliyor dünya seyir ediyor, Zalim ödül alirken, ödül bizden geliyor, Okullar kapatilip örtümüz açiliyor, Kimliginde yazili dini Müslüman yalan, Çeçenya kan aglarken RAHATMISIN MÜSLÜMAN ? Filistin kan aglarken RAHATMISIN MÜSLÜMAN ?
Katre olup umman gibi coşmak, zerre olup küre-i arzı sarmak, günleri an hesabıyla yaşamak, buradayken orada olmak ve O'nu yaşamak için...
Cumamız, İslam'ın güneşi kadar aydın, bir Mü'minin tebessümü kadar tatlı Muhammed-ül
Emin'i (sav) hatırlatan Gül kadar güzel, çocuklar kadar neşeli ve
Rabbimin yaratmış olduğu kainatın tüm güzellikleri ile beraber olsun ve
geçsin inşaAllah..
Allah'ın Selam ve Rahmeti Mağfiret ve hidayeti Lütfu Keremi inayeti ve ihsanı üzerinize olsun.
Vakti Şerif CuMa'dır hayr olsun. Gününüz Aydın olsun.
Olsun ki, yürekler atsın Allah Allah diye.
Olsun ki, Aşk-ı Muhammed gönüllere azık olsun.
Olsun ki, paramparça bu ümmet;
Kardeşlik bilinciyle kaynatılmış, tevhid temeli üzerine kurulmuş,
çatısı Kuran, ziyneti sünnet olan bir kaleye dönüşşün! ..
Allah'ın
selamı mağfireti bereketi nuru hidayeti sevgisi sizin ve tüm müslüman
kardeşlerimizin üzerine olsun.
Gününüz aydın huzurlu mutlu cıvıl cıvıl
olsun.
CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN.
Rabbim bu
güzel günün manevi huzurunu üzerimizden eksik etmesin kardeşlerim dua
edelim inşallah.
Tüm müslüman kardeşlerimize inşallah.bizler ne kadar
dua ederse müslüman kardeşlerimize bir melek amin diyor aynı yapılan
dualar senin üzerine olsun onun icin dularımızı bu düşünceyle yapalım
insallah.
Mücrimiz, geldik dayandık kapına YA RAB.. Biliriz ne denli bir bataklık sarmış benliğimizi, bir buz çölünde ilerliyoruz, ne yol belli ne akibet.
Allah'ım; İstikametini şaşırmış bu
mücrim kullarına merhamet et... Korku var elbet yüreğimizde; lakin
rahmetinin umudu daha da yükseklerde... gazabın hak, ancak rahmetin
daha da yükseklerde... Ey dulara icabet eden , EL AFUV olan adının
hürmetine bağışla bizleri...sen affetmeyi seversin, kasem olsun sen
annemizden de şefkatlisin. Allah'ım; bizleri efendimizin (S.A.V)'in
ahlakıyla ahlaklandır, Kur'anı hakiminin izzetiyle şereflendir. Mücrim
de olsak, günaha da batsak gidecek başka yol yok... Dua tek
ehemmiyetimiz, affına mazhar kıl bizi RABBİİİM... bu sitede duasını dillendiren ve
birbirine dua eden kullarına rahmetinle, ihsanınla muamele eyle...
Duaları işiten ve icabet eden Rabbim... Dualarımızı efendimiz ve
ashabının hatırına kabul eyle...
Cenab-ı Hak, insanı güzel isimlerine ayna yapmıştır Bize düşen görev o aynayı Hakk'ın yolunda silmek, pak etmektir Çünkü ayna kirli ise karşısındaki en güzel sureti bile puslu gösterir elbisse.jpg
Acaba hiç düşündük mü evlilik hayatımızda O'nun (cc) hangi ismine ayna oluyoruz?
Evet, eşinizi sevin, hem de çok sevin ki, "Vedud" ismi, tecelli etsin üzerinizde
Onun acılarını yüreğinizde hissedin, dertlerini dert bilin Ne kadar şefkatli ve merhametli olursanız Cenab-ı Hakk'ın "Rahman" ve "Rahim" isimlerine o kadar çok ayna olursunuz
Eşiniz, hoşunuza gitmeyen bir davranışta bulunduğunda günlerce ona karşı kin tutmayıp, her fırsatta yüzüne vurmayarak affedin ki, "Gaffar" ve "Gafur" ismi,
İşlediği kusur ve hatalarını başkalarına şikâyet ederek anlatmak yerine örtün ki, "Settar" ismi,
Gücünüz nispetinde cömert davranıp, paraları bankada tutup eşinizi tek kuruşa hasret bırakmayın ki, "Cevvad" ismi,
Eşinizin hak ve hukukunu koruyup, gözetin ki, "Müheymin" ismi ayna olsun
Fedakâr olun Bununsa karşılığını eşinizden ziyade 'tan bekleyin Ona lütuflarda bulunun ki, "Latif" ve "Vehhab" ismi,
Onun mutlu olmasına engel olmak yerine mutluluk yollarını açın ki, "Fettah" ismi ayna olsun
Kulağınızı şikâyetlerine tıkamayın "Bana ne o senin problemin" diyerek sıkıntılarından kaçmayın Sözlerini işitin, şikâyetlerini duyun, isteklerini yerine getirin ki, "Semi" ismi,
Çaresizliğini görmemezlikten gelmeyin Sevinçlerini, kederlerini ve ihtiyaçlarını görün ki, "Basir" ismi,
"Benim sıkıntım benim başımdan aşıyor Bir de senin sıkıntılarınla mı uğraşayım?" demeyip, onun sıkıntılarından haberdar olun ki, "Habir" ismi,
Olumsuz bir davranışı karşısında hemen "Sen zaten hep böyle yanlış yaparsın" diyerek yargılamakta acele etmeyin yumuşak davnanın ki, "Halim" ismi,
İstemeden hep verici olun ki, "Kerim" ismi,
Sorularını cevaplayın, ihtiyaçlarını yerine getirin ki, "Mucib" ismi,
Yapamadığı ve size başvurduğu işlerini yapın ki, "Vekil" ismi ayna olsun
İşten gelir gelmez TV'nin karşısına geçip oturmayın Kafanızı gazeteye gömmeyin Eşinizle candan dost ve arkadaş olun ki, "Veliyy" ve "Enis" ismi,
Eşinizin bir gömleğinizi ütülemesinden, sevdiğiniz bir yemeği yapmasına kadar "Aman canım bu senin görevin Zaten yapmak zorundasın" demek yerine yaptığı iyilikleri takdir edip teşekkür edin ki, "Hamid" ismi ayna olsun
Başı
rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, cehennemden kurtuluş olan, bir Onbir
Ayın Sultanı'nı daha uğurluyoruz. Artık gönüllerde bayram esintileri
esmeye, ruhlarımızda Ramazan-ı Şerifin sağanak sağanak yağan rahmet
çağlayanlarının hazzını derinlemesine duymaya başladık. Evet
bu mübarek ayda tutulan oruçlar, verilen sadakalar, yapılan yardımlar,
okunan Kuran-ı Mucüz-ül Beyandan esintiler, Kudret-i Sonsuzun nezdinde
öyle büyük mükâfatlara mazhar oldu ki; bu kutlu zaman dilimine ulaşıpta
ondan istifade edemeyen gafiller, büyük bir kayıp içine düştüler
maalesef. Bayram, esasen Rabbi Rahimimizin bizleri affettiği gün olacaktır. Büyük alim, ALLAH dostu Alvarlı Efe Hazretleri :
Mevla bizi affede, Bayram o bayram olur, Cürm-ü hatalar gide, Bayram o bayram olur,
Nağmeleriyle,
gönül pınarındaki esintileri bizlere aksettiriyor ve cehennemden azat
olduğumuz kurtuluş günümüzün bizim esas bayramımız olacağını bizlere
hatırlatıyor. İnanan
insan da esasen bu gerçek bayramlara ulaşabilmenin endişesi ve
düşüncesi içinde olmalı, her davranışını "büyük buluşma" ya göre
ayarlamalıdır.
Rabbim Ramazan Bayramınızı mübarek eylesin.
Bayram İslam Alemi namına hayırlara vesile olur inşaALLAH..
Ümmet-i Muhammed arasındaki ayrılıkları birliğe çevirsin.
Küffara karşı sesimizi gür, kılıcımızı keskin,
yöneticilerimizi de Hakk ile hükmedenlerden eylesin inşaALLAH...
Siz
Değerli ve de Kıymetli Kardeşimin Tüm inananların Ramazan Bayramını en
içten dileklerimle tebrik eder, Rabbimizin bizi affettiği gerçek
bayramlarda buluşmayı temenni ederim.
Ey Rabbim! Huzurda olmanın huzuruyla, manasını bilerek, tek, yüce ve sonsuz olduğunu idrak ederek geldim 'Namaz huzur iledir' dedin. Bir hiç olmanın bilinci ile geldim Abdestin diriltici nefesiyle ve ruhuma işlenen manasıyla, ardında geçmişi ve geleceği bırakarak anı yaşamanın sevinci ile geldim Gönül secdeleri ile geldim?Gönlün işaret ettiği dilinle 'Ya Hu, ya Hu, ya Hu! ' lar/ la ? Ya Rabbi, her ezanda davet ettiğin, 'Haydin felaha, haydin kurtuluşa! 'sözü / ile Ey gözleri ve gönülleri aydınlatan, kurtar bizi nefsin karanlıklarından!Kulluğumu arz etmek, acziyetimi sunmak ve bunlar ile azametini duymak için huzurundayım. Suçlarımı itiraf ve büyüklüğünü ikrar için buradayım. Yüce âleminde tüm kâinatı arkama aldım ve gönlümü Sana açtımİşte huzurunda, kıyamdayımRabbim, Sen gelenleri boş çevirmezsin, duamı, niyetimi kabul eyle! Amin...
Gönlümüzü saflaştırıp aşkın ile terbiye eyle...
Bizleri Ramazan-ı şerifin şefaatine nâil kıl, şikayetinden emin eyle Vakti-i şerif, Cuma, ahir, akibet ve Ramazan-ı şerif hayrola!
Hayırlı CumaLar, "Aşk olsun!!, "Aşkınız cemal olsun efendim!!",
"Cemaliniz nur olsun!!", "Nurunuz ayn olsun!!" HayırLa kalın güzel
insanlar, gönül dostalarım. Bu fakiride dualarınızda anmayı unutmayın
inşaallah
Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş... Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.
Denizlerin ve karanlık dehlizlerin Aç kaldı yüreğim hasret perhizlerin Ardından bıraktığın bütün izlerin Peşine düştüm Her şeyimi alıp gittiğin an Bütün şiirlerimle silahlanan Terk edildikçe yıkılan ben Öcümü almak için,peşine düştüm Yıllar boyu aradım her yerde seni Bir ceylanın gözlerini gözlerin sandım Güllerin kokusunda kokunu buldum Sen gülsün diye Güllerin peşine düştüm...